Omurların kafatasından kuyruk sokumuna kadar simetrik bir şekilde dizilimiyle omurga oluşur. İki omur arasında yastık görevi gören 4-6 mm kalınlığındaki kıkırdak yapılı diskler hareketi kolaylaştırır. Her bir intervertebral disk sert, lifli bir dış zara ve elastik bir çekirdeğe sahiptir. Omurların birbirlerine bakan ve eklemleştiği yerlere faset eklem denir. Bu eklemler omurganın arkasında birleşerek koordine hareketi sağlar. Faset eklemlerin zedelenmesi ile kişi harekete başlarken veya uzun süreli durduğunda ağrı hisseder. Faset eklem enjeksiyonu ile bu ağrılar ortadan kaldırılır. Meninks adı verilen beyin zarı devamında omurilikleri de sarar ve beyin omurilik sıvısının omurlara iletimini üstlenir.
İnsan vücudunda 7 servikal(boyun), 12 torakal(göğüs), 5 lomber(bel), 5 sakral, 4 koksiks olmak üzere 33 adet omur bulunur. Bu omurların arasından omurilik kanalı geçer ve omuriliğin korunmasında omurlar etkin bir rol alır.
Omurga ve omurilikteki sinir köklerindeki fonksiyon kaybına, yapısal bozukluklara veya diğer patolojilere yönelik cerrahi yöntemidir. Dejeneratif omurga hastalıkları, travmaya bağlı oluşan yaralanmalar, konjenital hasarlar ve tümör gibi kitleler omurga cerrahisi alanına girer. Tüm bu durumlarda sinir kaybı, güçsüzlük, felç, hasarlı bölgede veya vücudun diğer kısımlarında ağrı hissi gelişebilir.
Cerrahi dışı yöntemlere yanıt vermeyen, prograsif dejenerasyonlar modern cerrahi yöntemler ile opere edilir. Ameliyat sonrası 7 gün istirahat edilmeli, zorlayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Hasta bir hafta sonra ihtiyaçlarını gidermek için minimal yürüyüşler yapabilir ve düzenli kontroller ile iyileşme sürecini atlatabilir. Omurilik bozuklukları, omuriliğin dışından veya içinden kaynaklanabilir. Spinal kordun dışındaki hasarlar, omuriliğin yaralanması omurga kırıkları veya sıkışmasından kaynaklanır. Omurilik, bir kemik kırığı, omurilik dejenerasyonu veya hematom, fıtıklaşmış disk veya tümör gibi anormallikler nedeniyle sıkışabilir. Disklerin sıkışması ile ortaya çıkan fıtık boyun bölgesinde olabileceği gibi bel omurlarında da görülür. Bel fıtığında kişi bacaklarında güç kaybı, hissizlik bel bölgesinde ağrı hisseder. Yapılacak radyolojik ve fizik muayeneden sonra uygun görülürse ağrı kesiciler, korseler, fizik tedavi ve istirahat ile konservatif bir tedavi uygulanır veya mikrodiskektomi ile sinir köküne bası yapan fıtıklaşmış disk çıkarılır.
Omurganın yapısal bozuklukları konjenital veya sonradan kazanılmış olabilir. Doğumsal omurga bozuklukları embriyonik dönemde meydana gelir ve ilerleyicidir. Bu sebeple en etkili tedavi omurga cerrahisidir. Spinal kanalın tam kapanmaması ile oluşan spina bfida genellikle sakral ve lumbar vertebralarda görülür. Omurilik üzerindeki bu açıklık fıtıklaşabilir ve disk içerisinde sinir ve nörolojik doku parçaları bulunur. Meningosel veya myleomeningosel oluşumu cerrahi ile düzeltilir.
Kifoz ve skolyoz konjenital olabileceği gibi idiopatik veya nöromüsküler sebeplerden dolayı da görülebilir. Skolyoz omurganın sağlıklı pozisyonun bozulması, eğriliğidir. Titanium vida implantasyonu ile eğrilik düzeltilir. Omurga anatomik yapısından dolayı belirli bir derece eğridir ancak 45 dereceden fazla olan eğrilikler dışarıdan görünür hale gelir ve sırt ağırısına sebep olur. Kifoz sırtın üst kısmının öne doğru eğriliği ile daha yuvarlak görünmesine sebep olur. Posturel duruşa göre egzerziler ile kas gücü kazanımı sağlanabilirken ileri derecedeki kamburluklarda cerrahi tercih edilir. Çocuklarda akciğer fonksiyonlarındaki bozulmayı önlemek için erken dönem tedavi oldukça önemlidir. Bir omur ileriye doğru yerinden kayar ve altındaki omura dayanırsa buna spondilolistezis (bel kayması) denir. Bu kayma pars artikularis olarak adlandırılan kemik köprünün çift taraflı kırılması ile meydana gelir. Kaymanın derecesine göre epidural steroid enjeksiyonları veya invaziv yöntemler (laminektomi, enstrümentasyon ile posterior füzyon, posterior lumber interbody füzyon) tercih edilir.